Anhaben Akkusativ mi? Türkçede “Anhaben” kelimesi, dilimize Fransızcadan geçmiş ve gündelik dilde sıkça kullanılan bir fiil. Her ne kadar kulağa tatlı tatlı Türkçeleşmiş gibi gelse de, dilbilgisel açıdan kafa karıştırıcı bir durumu var: “Akkusativ mi?” Yani, “Anhaben” fiilinin kullanımı, hangi dilbilgisel ekle daha uyumlu olur? Gelin, bu sorunun yanıtını cesur bir şekilde inceleyelim. Anhaben: Pratikte Ne Demek? Öncelikle, “anhaben” kelimesinin ne anlama geldiğini netleştirelim. Bu kelime, “giymek” ya da “üzerinde olmak” anlamında kullanılır. Almanca kökenli olan bu fiil, Türkçeye daha çok “üzerinde olmak” anlamında girmiştir. Örneğin, “Bugün çok güzel bir elbise anhaben,” cümlesi, “Bugün çok güzel bir elbise giydim” anlamına…
Yorum BırakKategori: Makaleler
AGE Nedir Kaynak? Kendi Yaşadığımız Yolda Biraz Hızlı Bir Bakış! Herkesin yaşadığı bir dönem vardır, o an kafanda binlerce soru, merak ettiğin şeyler ve cevapsız kalan sorularla dolu olursun. Ama bir soruyla karşılaşmışsındır ki, bu soruya verilen cevap bir türlü çıkmaz. AGE nedir kaynak? işte tam da böyle bir soru. Eğer ben de bu soruyu sürekli kafamda sorgulasaydım, belki de bir ömür boyu cevapsız kalırdı. Ama merak etmeyin, bunu sorgularken aslında çok eğlenceli bir yola girmiş oldum. Hadi gelin, bir yolculuğa çıkalım! AGE’nin Derinliklerine Yolculuk İzmir’de yaşamın hızı malum, ne kadar sakin olsa da insan zaman zaman ne yapacağını şaşırıyor.…
Yorum BırakLedün İlmi Kimde Var? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış Ledün ilmi, geleneksel olarak çok özel ve gizemli bir bilgi kaynağı olarak kabul edilir. Bu bilgi, kişinin manevi gelişimiyle doğrudan ilişkilidir ve yalnızca yüksek düzeyde ruhsal olgunluğa sahip olanlara verildiğine inanılır. Ancak, “Ledün ilmi kimde var?” sorusu, yalnızca mistik bir bilgiye sahip olmakla ilgili değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi dinamikleri de gündeme getiriyor. Bu yazıda, Ledün ilminin kimlerde olduğuna dair toplumsal etkileri, kadınların ve erkeklerin bakış açılarını inceleyecek ve konuyu daha geniş bir toplumsal bağlama yerleştireceğiz. Hep birlikte bu konuda daha fazla…
Yorum BırakArif Nihat Asya Hangi Şiir Anlayışına Sahiptir? Farklı Bakış Açılarıyla İnceleme Konya’da yaşayan biri olarak, şehrin eski taş sokaklarında yürürken bazen Arif Nihat Asya’nın dizeleri aklıma gelir. “Bayrağımın göğsü” veya “Türbesini toprak ana verdi” gibi satırlara her zaman bir anlam yüklemem gerektiğini hissederim. Şairin şiir anlayışını anlamak, sadece kelimelere bakmakla kalmamalı, aynı zamanda onların arkasındaki duygu ve düşünceyi de çözümlemek gerekir. İçimdeki mühendis, şiirin yapı ve formunu, nasıl sağlam temeller üzerine oturtulmuş olduğuna odaklanırken; içimdeki insan ise o şiirle hissettiği bağa, duyduğu derinliğe odaklanır. Peki, Arif Nihat Asya hangi şiir anlayışına sahiptir? Hadi, bunu biraz tartışalım. İçimdeki Mühendis: Şiir, Geleneksel…
Yorum BırakAlgoritma Nedir? Örnek? Algoritma, günlük hayatımızda farkında olmadan pek çok kez karşılaştığımız bir kavram. Herkesin “algoritma” dediğinde aklına ilk gelen şey belki de bilgisayarlar ve karmaşık yazılımlar olur. Ancak aslında algoritmalar, çok daha derin bir toplumsal etki yaratabiliyor. Çünkü algoritmalar sadece teknolojiyi değil, toplumsal yapıyı da şekillendiriyor. Bugün, algoritmaların toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet üzerindeki etkilerini gündelik yaşantımdan örneklerle inceleyeceğiz. Algoritma ve Toplumsal Cinsiyet: Gizli Ayrımcılık Sokakta yürürken, toplu taşımada veya işyerinde karşılaştığım sahnelerde bazen sadece teknoloji değil, teknolojinin nasıl şekillendirildiği de dikkatimi çekiyor. Algoritmalar, çoğu zaman toplumsal cinsiyet normlarını pekiştirebilir. Bunu en net şekilde, örneğin sosyal medya platformlarında…
Yorum BırakPerhizim Nedir? Felsefi Bir Bakış Açısıyla Derinlemesine İnceleme Felsefe, insanın varoluşunu, değerlerini, bilgiyi ve ahlaki sorumluluklarını sorgulama sürecidir. Bu süreçte, insanın yaptığı her eylem, bilinçli ya da bilinç dışı, derin anlamlar taşır. Perhiz, kelime olarak “yemek yememek” anlamına gelirken, bu olgunun felsefi bir bakış açısıyla ele alınması, yalnızca bir fiziksel tavırdan çok daha fazlasını içerir. Perhiz yapmak, genellikle bir sınırlama, bir nefsin dizginlenmesi olarak algılanır. Ancak bu sınırlamanın, bir insanın etik, epistemolojik ve ontolojik yapıları üzerindeki etkileri çok daha derindir. Perhiz ve Etik: Ahlaki Bir Tercih mi, İradesel Bir Gereklilik mi? Felsefi açıdan, etik, doğru ve yanlış arasındaki sınırları belirleyen,…
Yorum BırakBitlis Kaç Metrekare? Farklı Bir Bakış Açısıyla İnceleme Konya’da yaşayan biri olarak, her şeyin biraz daha geniş perspektiften ele alındığı, derin düşüncelerin çokça yer ettiği bir şehirdeyim. Ama bazen kafamda sorular olur ve birdenbire kendi içimdeki farklı taraflar birbirleriyle tartışmaya başlar. Mesela, Bitlis kaç metrekare? diye bir soru aklıma geldi. İlk başta belki de herkesin kafasında basit bir soru gibi görünse de, daha derine inmeye başladığınızda işin içine giren birçok farklı boyut var. Şimdi gelin, bu soruyu farklı açılardan tartışalım. İçimdeki Mühendis: Sayısal ve Net Cevaplar İlk başta içimdeki mühendis devreye giriyor. Mühendislik bakış açısıyla, Bitlis’in yüzölçümünü öğrenmek çok basit…
Yorum BırakArtık Yıl Ne Anlama Gelir? (Ve Herkesin Unuttuğu O Gecikmeli Hesaplamalar) Şu anda 2025’teyiz, yani 2024’ün bittiği, 2025’in başladığı o şık ve anlamlı kutlamalarla dolu anları geride bıraktık. Hadi ama, herkesin yıllarca “Artık yıl ne demek ki?” diye sorduğu o günü bir kenara bırakabilir miyiz? Hani, 366 günün olduğu yıllardan bahsediyorum. Evet, bildiğiniz “Artık yıl ne anlama gelir?” sorusu var ya, işte ona bir açıklık getireceğiz! Düşünün, 2024’ün sonuna geldiğimizde, belki de “Aha, yine Artık yıl!” dediniz. Ama ne demek, neden var, bu 366. günü niye veriyorlar? Artık Yıl Nedir? (Yani Bunu Bilen Yok) Evet, şimdi soruyu ciddiyetle ele alalım:…
Yorum BırakKısasa Kısas Kime Aittir? Bir Antropolojik Perspektif Dünyanın dört bir yanındaki kültürlerde, adaletin sağlanması ve bireylerin suçları cezalandırma biçimleri farklılık gösterir. Pek çok toplumda, bu tür cezalandırma anlayışları, sadece hukukun ve adaletin bir yansıması olmakla kalmaz, aynı zamanda toplumsal yapıyı, değerleri ve kimliği de şekillendirir. “Kısasa kısas” veya daha yaygın olarak bilinen adıyla göz için göz, diş için diş, tarihin pek çok döneminde ve kültüründe kendine yer bulmuş, güç ilişkilerini ve bireylerin toplumla olan bağlarını tanımlayan bir adalet ilkesi olarak karşımıza çıkar. Peki, bu ilke gerçekten evrensel midir, yoksa her kültürün adalet ve ceza anlayışı, farklı ritüeller, semboller ve akıl…
Yorum BırakGiriş: Geçmişin Işığında Bugünü Anlamak Geçmiş, sadece bir zaman dilimi değildir; aynı zamanda bugünü anlamamızın, toplumsal dinamikleri ve kültürel bağlamı yorumlamamızın temel kaynağıdır. Bugün yaşadığımız dünyayı şekillendiren olayların kökenleri geçmişte gizlidir ve her bir ayrıntı, toplumların evrimini yansıtan önemli ipuçları sunar. “Kulakta Çekiç” ifadesi de tam bu noktada, tarihsel bir olguyu ve onun derin toplumsal etkilerini incelemenin anahtarı olabilir. Bu yazıda, kulakta çekiç teriminin tarihsel kökenlerinden günümüze kadar nasıl şekillendiğini ve toplumsal anlamını ele alacağız. Kulakta Çekiç: Anlamın Derinliği ve Kökeni İlk Dönemler: Toplumsal ve Kültürel Bağlam Kulakta çekiç terimi, özellikle Batı toplumlarında, bir işkence yöntemi olarak kullanılan bir aracı…
Yorum Bırak