Bugün Golden Age kaç odalı hakkında en sık sorulan soruların yanıtlarına Surapeyzaj ile birlikte bakıyoruz. Golden Age kaç odalı? Yalıkavak’taki otelin oda sayısı ve konaklama kapasitesi Golden Age kaç odalı? Yalıkavak’taki otelin oda sayısı ve konaklama kapasitesi Bir otele bakarken ilk merak edilen şey bazen deniz manzarası ya da havuz değil, çok daha basit bir sorudur: “Burada toplam kaç oda var?” Çünkü oda sayısı, tesisin büyüklüğünü anlamanın en pratik yollarından biridir. Peki Yalıkavak’taki Golden Age gerçekten kaç odalı? Kısa cevap: Golden Age Yalıkavak Bodrum’un toplam 337 odası bulunuyor. Tesis ayrıca resmi bilgilerinde toplam 850 yatak kapasitesi bildiriyor. Golden Age kaç…
Yorum BırakYeşil Tasarım Rehberi Yazılar
Hoş geldiniz! Bu yazıda Surapeyzaj olarak Gayrı nerenin şivesi hakkında merak edilenleri toparladık. Gayrı Nerenin Şivesi? Bir Kelimenin Peşinde Toplum ve Dil Gayrı Nerenin Şivesi? Bir Kelimenin Peşinde Toplum ve Dil Bir kelime duyduğumuzda bazen yalnızca anlamını değil, onu söyleyen insanın nereden geldiğini de merak ederiz. “Gayrı” da böyle kelimelerden biri. Birinin “Gayrı yeter” ya da “Ben gayrı gitmem” dediğini duyduğumuzda zihnimizde hemen bir coğrafya, hatta bir insan tipi belirir. Oysa dil, haritada çizilmiş sınırlar kadar kesin değildir. İnsanların göçleri, aile ilişkileri, eğitimleri, meslekleri ve birbirleriyle kurdukları bağlar kelimeleri sürekli hareket ettirir. Bu nedenle “Gayrı nerenin şivesi?” sorusunu yalnızca coğrafi…
Yorum BırakEpoksi Sertleştirici Az Olursa Ne Olur? Bir Karışımın Felsefesi Merhaba! Epoksi sertleştirici az olursa ne olur ile ilgili sağlam ve anlaşılır bilgiler için Surapeyzaj içeriğine göz atın. Bazen küçük bir hata, yalnızca bir nesnenin kaderini değil, ona bakışımızı da değiştirir. Bir epoksi karışımının neden sertleşmediğini düşünürken şu soru belirir: Bir şey olması gerektiği gibi olmadığında, sorun şeyde mi, bilgimizde mi, yoksa ona yüklediğimiz beklentide mi? Belki de felsefenin en canlı tarafı tam burada başlar. Epoksiye gereğinden az sertleştirici eklemek teknik olarak bir oran hatasıdır; fakat bu basit olay, etik, bilgi kuramı ve ontoloji açısından şaşırtıcı derecede zengin sorular açar. Çünkü…
Yorum BırakBir Alman vatandaşı Türkiye’de kaç ay kalabilir hakkında güvenilir ve anlaşılır bir rehber arıyorsanız doğru yerdesiniz; Surapeyzaj olarak başlıyoruz. Bir Alman Vatandaşı Türkiye’de Kaç Ay Kalabilir? Kültürler Arasında Bir Yolculuk Kültürlerin çeşitliliğini keşfetmek, bazen bir ülkeye girişte pasaport kontrolünden geçmek kadar sıradan bir soruyla başlar: Bir Alman vatandaşı Türkiye’de kaç ay kalabilir? Bu soru ilk bakışta yalnızca vize, ikamet ve seyahat kurallarıyla ilgili görünür. Oysa biraz yakından bakıldığında zaman, aidiyet, misafirlik, sınırlar ve kimlik gibi antropolojinin temel meselelerine uzanan ilginç bir pencere açar. Alman vatandaşı açısından Türkiye’de kalış süresi hukuki bir düzenlemeyle belirlenirken, bu sürenin kültürel anlamı kişinin Türkiye’de nasıl…
Yorum BırakDikilitaşı Kim Yaptı? Bir Taşın Hafızasından Öğrenmenin Dönüştürücü Gücüne Pedagojik Bir Bakış Bir taşın bize anlatabileceği ne kadar çok şey olabilir? Bazen yüzyıllardır aynı yerde duran bir eser, yalnızca geçmişin sessiz bir tanığı değildir; insanlığın nasıl öğrendiğini, nasıl ürettiğini, nasıl düşündüğünü ve nasıl aktardığını da gösteren canlı bir eğitim aracıdır. Bir çocuk ilk kez büyük bir tarihi yapının karşısında durduğunda ya da bir yetişkin yıllar sonra geçmiş uygarlıkların izlerini keşfettiğinde aslında yalnızca bilgi edinmez; dünyayı anlamlandırma biçimini de yeniden kurar. Öğrenme, yalnızca kitaplarda yazan bilgileri hatırlamak değildir. Öğrenme; merak etmek, soru sormak, bağlantılar kurmak ve geçmiş deneyimleri bugünün sorunlarıyla ilişkilendirebilmektir.…
Yorum BırakSurapeyzaj okurlarına özel hazırlanan bu metin, Boyadan kuruyan saçlar için ne yapılmalı konusunda pratik bir rehber sunuyor. Boyadan Kuruyan Saçlar İçin Ne Yapılmalı? Güzellik, Bilgi ve Varlık Üzerine Bir Düşünme Bir insan aynaya baktığında aslında yalnızca saçını mı görür, yoksa kendisiyle kurduğu ilişkinin bir yansımasını mı görür? Antik filozofların sorduğu “Ben kimim?” sorusu, bazen beklenmedik biçimde günlük hayatın küçük ayrıntılarında karşımıza çıkar. Kuruyan, yıpranan veya eski canlılığını kaybeden bir saç teli bize yalnızca kozmetik bir problem mi anlatır, yoksa insanın bedenine, doğaya ve kendi kimliğine yaklaşımı hakkında daha derin bir hikâye mi söyler? Saç boyası, insanın kendini dönüştürme arzusunun modern…
Yorum BırakEk hesap borcu yapılandırılır mı hakkında daha bilinçli bir bakış için Surapeyzaj ekibinin hazırladığı yazıya başlayalım. Ek Hesap Borcu Yapılandırılır mı? Borcun Edebiyatı, Zamanın Anlatısı ve İnsanın Kendisiyle Hesaplaşması Bir insanın hayatında bazı kelimeler vardır; söylendiğinde yalnızca bir kavramı değil, bütün bir duyguyu harekete geçirir. “Borç” bunlardan biridir. Tek başına söylendiğinde bile beklemek, yetişememek, mahcubiyet, umut, ertelenmiş bir gelecek ve yeniden başlama arzusu gibi pek çok çağrışımı beraberinde getirir. Oysa kelimelerin kaderi, onları hangi cümlede kullandığımıza göre değişir. “Borç” bir muhasebe tablosunda başka, bir romanın kahramanının zihninde bambaşka bir anlam taşır. “Yapılandırma” ise yalnızca finansal bir işlem değil, anlatısal açıdan…
Yorum BırakYaban Domuzu Avı Yasal mı? Bir Hukuk Sorusu Değil, Aynı Zamanda Bir Edebiyat Meselesi Kelime, yalnızca bir anlam taşıyan işaret değildir; bazen bir kapı, bazen bir ayna, bazen de insanın kendi iç dünyasına açılan gizli bir geçittir. Edebiyat, gerçekliğin çıplak yüzünü göstermekle kalmaz; onu yeniden kurar, sorgular ve farklı duygularla çevreler. Bir ormanın içindeki sessizlik, bir hayvanın iz bırakan ayak sesleri ya da insanın doğaya karşı taşıdığı korku ve merak, bir metinde bambaşka anlamlara dönüşebilir. Bu nedenle “Yaban domuzu avı yasal mı?” sorusu yalnızca mevzuatın sınırları içinde değerlendirilecek bir konu değildir. Bu soru aynı zamanda insanın doğayla ilişkisini, iktidar arzusunu,…
Yorum BırakBugünkü yazımızda Surapeyzaj olarak Karnı zil çalmak atasözü mü hakkında kapsamlı notlar paylaşıyoruz. Karnı Zil Çalmak Atasözü mü? Dilin, Açlığın ve Toplumsal Hafızanın Sosyolojik Analizi İnsan ilişkilerini, gündelik davranışları ve kültürel alışkanlıkları anlamaya çalıştığımda çoğu zaman küçük görünen ifadelerin aslında büyük toplumsal hikâyeler taşıdığını fark ediyorum. Hepimizin hayatında aç kaldığımız, yorgun düştüğümüz, ihtiyaçlarımızı dile getirmekte zorlandığımız anlar vardır. Bazen yalnızca “acıkıyorum” demek yerine “karnım zil çalıyor” deriz. Bu ifade sıradan bir söz gibi görünse de içinde bedenin, duyguların, kültürün ve toplumun birbirleriyle kurduğu ilişkinin izlerini taşır. Çünkü dil yalnızca iletişim aracı değildir; aynı zamanda bir toplumun yaşama biçimini, değerlerini ve…
Yorum BırakBorçların Görünmeyen Dünyası: Bir Ödeme Yapılmadığında Aslında Ne Kaybolur? Hoş geldiniz! Borçlunun borcunu ödememesi durumunda ne olur hakkında net bilgi arayanlara Surapeyzaj olarak yol gösteriyoruz. Kaynakların sınırlı olduğu bir dünyada her kararın bir bedeli vardır. Bir bireyin bugün yaptığı harcama, yarınki tüketiminden; bir şirketin aldığı kredi, gelecekteki yatırım kapasitesinden; bir devletin borçlanması ise gelecek nesillerin ekonomik seçeneklerinden bir parçayı kullanır. Ekonomi aslında yalnızca para hareketlerini değil, insanların ve kurumların kıt kaynaklarla yaptığı tercihleri ve bu tercihlerin sonuçlarını anlamaya çalışan büyük bir düşünme alanıdır. Borç da bu tercihlerin en önemli araçlarından biridir. İnsanlar ev almak, eğitim görmek, iş kurmak veya yaşam…
Yorum Bırak