Bursa Osman Gazi’yi Kim Kazandı? Edebiyat, insanlık tarihinin derinliklerine inen bir aynadır. O aynada, toplumların rüyaları, kahramanları, düşleri ve dramaları yansır. Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu Osman Gazi’nin hayatı da, sadece tarihsel bir figür olmanın ötesine geçer. Onun zaferi, efsanevi bir anlatının parçası, kelimelerle yeniden şekillenen bir kahramanlık hikayesidir. Peki, tarihsel bir gerçeklik olarak Osman Gazi’nin zaferi yalnızca savaşın kazananı mıdır? Ya da belki de kazanan sadece Osmanlı ordusunun komutanı değildir; kazanan, halkın gönlünde ve tarih kitaplarında şekillenen “Osman Gazi” figürüdür. Bu yazıda, “Bursa Osman Gazi’yi kim kazandı?” sorusunu edebiyat perspektifinden ele alacağız. Osman Gazi: Efsanenin Doğuşu Osman Gazi’nin tarihi zaferi, metinlerde…
Yorum BırakYeşil Tasarım Rehberi Yazılar
Düz Memurluk Sınavına Kimler Girebilir? Kayseri’nin sabah güneşi, penceremden süzüldü. Havanın serinliği, zihnimi biraz olsun ferahlattı. Bugün, aslında geçen haftalarda almayı düşündüğüm kararın sonucunu yaşamak üzereyim. Ne kadar kararsız, ne kadar korkak, bir o kadar da heyecanlı olduğumu fark ettim. Düz memurluk sınavına girecek olmam, aslında tam da bu kararsızlığın ve kaygının bir sonucu. Ama işin içinde, aynı zamanda bir umut var. Peki, düz memurluk sınavına kimler girebilir? İlk Adımlar: Bir Karar Anı Sınavın başvuruları başladı. Bugün, o başvuruyu yapmam gereken gün. Kayseri’nin o sıcağında, serin bir kafe köşesinde otururken, yıllardır düşündüğüm şeyi yapmak üzereyim. Okuldan mezun olalı birkaç yıl…
Yorum BırakÖşür: Bir Toplumsal Adaletin Hesaplanması Edebiyat, yalnızca hikayeler anlatmakla kalmaz; aynı zamanda toplumsal yapıları, değerleri ve bireylerin dünyayla olan ilişkilerini derinlemesine sorgular. Kelimeler, bir toplumun anlam dünyasını inşa ederken, onlara yüklediğimiz anlamlar da tarihsel ve kültürel bağlamda değişir. Öşür, bir kelime olarak, sadece bir vergi türünü değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluk, eşitlik ve adalet gibi kavramları da barındıran derin bir anlam taşır. Bu yazı, öşürün hesaplanmasından çok, bu hesaplamanın edebiyatla nasıl kesiştiğini, semboller ve anlatı teknikleriyle nasıl şekillendiğini keşfedecektir. Öşür: Toplumsal Dönüşümün ve Paylaşmanın Sembolü Edebiyatın Sosyal Yansıması: Toplumsal Bir Görev Öşür, İslam toplumlarında, tarım ürünlerinden alınan belirli bir oranı,…
Yorum BırakTBMM Özel Af Çıkarır Mı? İnsan Davranışlarının Psikolojik Mercekten İncelenmesi Hayat, bazen toplumsal düzenin sınırlarını zorlayan, bir tarafta hukukun ve adaletin, diğer tarafta ise duyguların ve bireysel tercihlerimizin öne çıktığı çok katmanlı bir yapıya sahiptir. Bu yapının en ilginç yanlarından biri, çoğu zaman karşımıza çıkan “af” gibi kararların psikolojik temelleridir. Peki, bir toplumun toplumsal düzenine ilişkin böylesi bir adım, ne tür psikolojik süreçlerin etkisiyle şekillenir? TBMM özel af çıkarır mı sorusu, aslında toplumsal bir düzenin ve insan davranışlarının karmaşıklığını yansıtan bir sorudur. Bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji perspektiflerinden bakıldığında, bu tür bir kararın arkasında ne gibi psikolojik dinamikler yatıyor olabilir?…
Yorum BırakTanışmaya Giderken Hangi Çiçek Alınır? Psikolojik Bir Bakış İlk tanışma anları, insanlar arasında kurulan ilk duygusal ve sosyal bağların tohumlarını atar. Her detay, en küçük jestler bile önemlidir. Kimi zaman bir bakış, bir gülümseme, kimi zaman ise bir çiçek, bir kişiyle kurduğumuz ilk izlenimi pekiştiren unsurlar arasında yer alır. Çiçekler, binlerce yıldır insanların duygusal ifadelerini simgeler. Peki, tanışmaya giderken hangi çiçek alınır? Bu basit gibi görünen soru, insan davranışlarının, algılarının ve duygusal zekâlarının derin bir yansıması olabilir. Bu yazıda, çiçeklerin psikolojik anlamını ve hangi çiçeğin daha doğru bir mesaj vereceğini, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji perspektiflerinden inceleyeceğiz. Sosyal etkileşimlerin, duygusal…
Yorum BırakRupi Nedir? Pedagojik Bir Bakış Hayat, her anıyla bir öğrenme yolculuğu gibidir. Her yeni deneyim, duygu, fikir ve karşılaşma, bizi biraz daha ileriye taşır. Ancak öğrenme, sadece bilgi edinmekten ibaret değildir; doğru soruları sormak, anlam arayışına girmek ve bu yolda karşılaştığımız engelleri aşmak da öğrenmenin önemli parçalarındandır. Hepimiz farklı hızlarda, farklı yollarla öğreniyoruz ve bazen bu süreç içinde, öğretmenin, öğrencinin ve toplumun birbirine nasıl etki ettiğini görmek bile bir öğreticidir. Son yıllarda eğitime dair yaklaşımlar, daha çeşitli ve dinamik bir hale geldi. Teknolojiyle iç içe geçmiş öğrenme yöntemleri, öğrenme stilleri ve pedagojinin toplumsal boyutları üzerine yapılan tartışmalar, daha kapsayıcı ve…
Yorum Bırak“Kusan Çocuğa Yoğurt Verilir mi?”: Etik, Epistemolojik ve Ontolojik Bir Soru Bir çocuk, bir yemek masasının kenarında, bakışlarını büyük bir belirsizlikle dolu bir boşluğa diker. Belki de dünyayı tam olarak anlamamaktadır, ya da belki de anlamaya çalışmaktadır; ancak, bir noktada, sorulan bu temel soru, belki de insanın varlık ile ilgili arayışının bir yansımasıdır. Kusan bir çocuğa yoğurt verilir mi? Bize, yalnızca basit bir beslenme tercihi gibi görünebilir, fakat bir başka açıdan bakıldığında, bu soru etik, epistemolojik ve ontolojik açıdan oldukça derin bir anlam taşır. İnsan doğasının, bilgiye ulaşma biçimimizin ve varlıkla olan ilişkimizi sorgulayan bir sorudur bu. Birçok zaman, basit…
Yorum BırakKelimenin gücü, bir düşüncenin, bir dünyayı açığa çıkarmasının en etkili yoludur. Her kelime, bir kavramı, bir olguyu, hatta bazen bir bütün zamanı ve mekanı taşıyabilir. Edebiyat, kelimeleri bir araya getirerek yalnızca bir anlamı iletmekle kalmaz, aynı zamanda derin bir duygusal iz bırakma gücüne sahiptir. Tıpkı bir edebiyatçının kelimeleriyle bir evren yaratması gibi, matematiksel kavramlar da soyut olmalarına rağmen, çeşitli biçimlerde hayata geçirilip hissedilebilir. Peki, bir A kümesinin eleman sayısı nasıl gösterilir? Bu soruyu edebiyat perspektifinden ele almak, dilin farklı yönlerine ve kelimelerin taşıdığı çok katmanlı anlamlara dair düşündürmeye fırsat verir. Küme teorisi ile edebiyat arasındaki köprüyü kurmak, semboller ve anlatı…
Yorum BırakSüspansiyon Tıp Nedir? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Analiz Toplumların nasıl organize olduğunu, iktidarın nasıl şekillendiğini ve vatandaşların bu düzende nasıl bir rol oynadığını düşündüğümüzde, karşımıza farklı güç yapıları ve kurumlar çıkar. Bu kurumlar, yalnızca toplumsal düzeni sağlamakla kalmaz, aynı zamanda insanlar arasındaki ilişkiyi, hakları ve yükümlülükleri de tanımlar. Peki ya bir toplumda bu ilişkiler, güç dengeleri ve haklar geçici olarak askıya alınsa? Böyle bir durumda, toplumun içsel düzeni nasıl etkilenir? İşte tam burada “süspansiyon tıp” kavramı devreye giriyor. Bu yazıda, süspansiyon tıbbını siyaset bilimi perspektifinden ele alarak, güç, ideoloji, meşruiyet ve katılım arasındaki etkileşimi inceleyeceğiz. Süspansiyon Tıp: Kavramın Temelleri Süspansiyon…
Yorum BırakKonvansiyonel Ne Demek İnşaat? Bir bina düşünün; ilk taşın temele yerleştirildiği andan, çatının son tuğlası yerine oturana kadar geçen süreç, sayısız adımı, malzemeyi ve uzmanlığı içerir. Peki, inşaat sektöründe sıkça duyduğumuz “konvansiyonel” terimi tam olarak ne anlama gelir? Bu terim, aslında inşaatın temelleriyle, kullanılan tekniklerle ve yapıların tasarımında uygulanan geleneksel yöntemlerle doğrudan bağlantılıdır. Ancak, bu basit bir tanımın çok ötesinde bir kavramdır ve günümüz inşaat anlayışını çok yönlü bir şekilde etkileyen bir geçmişe sahiptir. “Konvansiyonel” kavramını daha yakından inceleyerek, bu terimin tarihsel kökenlerine, günümüz inşaat uygulamalarına ve sektördeki etkilerine dair derinlemesine bir keşfe çıkalım. Yazının sonunda, belki de inşaat sektöründeki…
Yorum Bırak